Tayland Bankacılık Sektörü

Bankacılık Sektörü 

Tayland’da mali sistemin yönlendirilmesi ve politikaların belirlenmesinden sorumlu iki kuruluş Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası’dır. Merkez Bankası bankaların, mali şirketlerin ve ev kredisi resmi görevlilerinin yönlendirilmesinde ve piyasa reformlarında lider rolü oynamaktadır. Kıymetler ve Değişimler Komisyonu 1975 yılında kurulmuş ve Tayland sermaye piyasasındaki oluşumları izlemekte ve şirketlerin faaliyetlerini denetlemektedir. Sigorta şirketleri maliye bakanlığının sorumluluğundadır.

Yöneticiler 1997-98 krizine yanıt olarak mali sektörün yeniden yapılanması ve güvenin tekrar kazanılması için bir dizi enstitü kurmuşlardır. Banka kaçışları ve sistemik riskleri engellemek için mali enstitülerin borç ve stoklarını garanti altına almak üzere kurulan Mali Enstitüler Kalkınma Fonu (FIDF), kapanan mali şirketlerin varlıklarının satışı için Mali Sektör Yeniden Yapılanma Otoritesi’ni (FRA), bankacılık sektöründe işlemeyen kredilerin (NPLs) yönetimi ve nihayetinde merkezi bir borç yeniden yapılandırma işlevi görecek mekanizma için Thai Varlık Yönetim Kurumu (TAMC) bu enstitüler arasında yer almaktadır.

TAMC kamu ticari bankalarının kötü kredilerinden 720 milyar baht tutarını toplayabilmiştir. Tayland’ın mali enstitüleri ekonomik krizin merkezinde bulunmakta ve rehabilitasyonun yavaşlığı ekonominin yeniden toparlanmasının önünde ciddi bir engel teşkil etmekteydi. 2004 yılı başlarında kabine Sektör Master Planı diye adlandırılan ve içinde mali şirketler ve bankalarla ilgili çeşitli düzenlemelerin yer aldığı Maliye Bakanlığı ve Bank of Thailand’ın ortak teklifini onaylamıştır.

Master Plan’a göre bugün sayıları 13 olan ticari ve ihtisas kamu bankalarının sayısı 3 veya 4’e indirilecektir. Tayland’da kamu bankalarının yanı sıra 4’ünün ana ortaklığı yabancı olan toplam dokuz ticari özel banka ve tek şubeli toplam 18 yabancı banka şubesi bulunmaktadır.

Merkez Bankası Tayland bankacılık sisteminde bankaların yönetim kalitesinin iyileştirilmesi için 2004 yılında ticari bankaların işlemeyen kredileri için daha sıkı düzenleme kuralları getirmiştir.

Gevşek mali koşullar ve izleyen banka borçlandırma oranları düşüşüne rağmen kredi büyümesi 2002 yılına kadar kısıtlı kalmıştır. Ticari bankaların kredileri 2000 yılındaki %10 oranında keskin düşüşün ardından 2001 yılında da %5.8 oranında düşmüştür. Daha sonra toparlanarak 2002 yılında %7.4, 2003 yılında %3.6 ve 2004 yılında da %6.7 oranında artmış olmakla birlikte bu artışlar 1990lı yıllardaki yıllık ortalama %20-25 oranlarındaki büyümenin karşısında oldukça düşük kalmıştır. Ayrıca kredilerin karakteristik bir özelliği de yatırımdan ziyade tüketim amaçlı olmasıdır. Bankalar oldukça sıkı düzenleme koşulları ile karşılaşmak zorunda olduklarından bu kredilerin işlemeyen krediler miktarını kabartması korkusuyla kredi vermekte isteksiz davranmışlardır.

 Profesyonel rehberlik ve danışmanlık hizmetleri için lütfen bizimle iletişime geçiniz….

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.