Tayland Tarım Sektörü

Tarım Sektörüne Genel Bakış 

Bir zamanlar ekonominin omurgasını oluşturan tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) ekonominin bütünü içindeki önemini yitirmektedir. Genellikle ekonominin bütünündeki büyüme oranlarının gerisinde kalan tarım sektörünün 2006 yılında GSYİH’daki payı sadece %10 (sabit fiyatlarla) olmuştur. Tarım sektöründeki istihdam 1995 yılındaki %52 oranla karşılaştırıldığında genellikle düşmekte olup 2006 yılında %40 oranına gerilemiştir. Ancak, tarım sektörü hala istihdam ve gelir ümidi ile yakından bağlantılı ve neticede iç talepte belirleyicidir.

Tayland’ın en zengin kaynaklarının bulunduğu alan Central Plains kemeridir. Mısır, manyok, pamuk ve ananas yüksek yaylalarda yetiştirilmekte ve kauçuk da ülkenin güneyinde üretilmektedir. Ekili alan son 30 yıl içinde 20 milyon ha olarak iki katına yükselmiş olup pirinç çeltikleri bunun yarısını oluşturmaktadır. Günümüze kadar üretim; sulama ve gübre kullanımı ile ilgili verim iyileştirmelerinden ziyade genellikle ekili alanların genişletilmesi ile artırılmaktaydı. Fakat kentleşme ve topraktaki tuzlanma işlenebilir araziyi tüketmekte ve ekili alanlarda kademeli düşüş beklenmektedir.

Tayland tarım sektörü üretkenlik açısından genellikle verimsizdir. Alınmış olan bazı tedbirler arasında üretim ve ihracatı geliştirmek amacıyla pazar bilgisinin çiftçilere temin edilmesi için köylerin birbirine bağlanması projeleri tasarlanmıştır. Aynı şekilde, gıda işleme kalitesini artırmak için yüksek üretkenlik ve daha fazla teknoloji kullanımı teşvik edilmektedir. Aynı zamanda Tayland devleti tarım ürünleri fiyat ve kontrolünün artırılması için başlıca tarım ihraç ürünleri üreticisi ülkeler ile görüşme girişimlerinde bulunmaktadır.

Baskın tarım ürünü olan pirinç ülkenin Central Plains bölümünde sulama ile üretilmekte fakat diğer yerlerde sulama yağmur suyu ile gerçekleşmektedir. Son yıllarda ortalama yıllık pirinç üretimi 26 milyon ton civarında olmuştur. Tayland dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı ülke konumunu sürdürmekte olup 2000-03 yıllarındaki ortalama 7.1 milyon ton olan ihracat 2006yılında 10 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Tayland Çin’in DTÖ’ ne üyeliği ve neticesinde Çin’deki pirinç üretiminin düşmesi ümidini taşımaktadır. Devlet pirinç fiyatlarında daha fazla kontrol seviyelerine ulaşmayı da hedeflemektedir. Asya’daki beş pirinç üreticisi ülke Çin, Hindistan, Pakistan, Tayland ve Vietnam pirinç ticaretinde karşılıklı bilgi değişimi için nasıl bir sistem kurulabileceği üzerine Bangkok’ta Aralık 2002’de bir toplantı yapmıştır. Bu beş ülke bilgi işleme ve dağıtımının odak noktası olan hizmetin Tayland tarafından sağlanması üzerinde anlaşmışlardır. Bu bilgiler pazarda istikrarın sağlanması bakış açısıyla fiyatların belirlenmesi ve çiftçilerin kazançlarının korunması için kullanılabilecektir.

Tayland’da hayvancılık sektörü ise Kuş Gribi Krizi nedeniyle büyük yara almıştır. Tayland otoriteleri Ocak 2004 ayının sonlarında kuş gribi salgını bulunduğunu beyan etmiştir. Bu tarihe kadar 2003 yılı sonlarında görülen kümes kolerası salgını bulunduğunu açıklanmış olduğu Tayland’da Ocak 2004 ortasında kuş gribi hastalığa yakalanmış olan 1 milyon tavuk topluca imha için kesilerek hastalığın yayılması engellenmeye çalışılmıştır. İzleyen haftalarda insanların da ölümlerinin de görüldüğü salgın gittikçe yayılmış ve Nisan 2004 ortalarında kuş gribinden kurtulmak için 35 milyon tavuk topluca kesilerek imha edilmiştir. Mayıs ayı ortalarında hastalıktan kurtulunduğu açıklanmakla birlikte Temmuz ayında başka hayvanların da toplu imha edilmesine yol açan hastalığın geri geldiği açıklanmıştır.

2005 yılı başlarında kümes hayvancılığı sektörü kuş gribi krizi batağında kalmaya devam etmiş ve bölgede zaman zaman görülen salgınlar ile hastalığın yayılmasının tam olarak kontrol altına alınamadığının sinyalleri belirmiştir. Kuş gribi salgını kümes hayvancılığını mahvetmiş; 2003 yılında gerçekleşmiş olan 371,000 ton (yaklaşık 600 milyon ABD$ gelir) olan dondurulmuş kümes hayvanı ihracatının 2004’te sadece 26,600 tonda kalmasına (43 milyon ABD $ gelir) yol açmıştır. Devlet korunma ve önleme için mali destek sağlama gayretlerinde bulunmuş ve kümes hayvancılığı metotları değiştirilerek kapalı sistem üretimine geçmeye odaklanmıştır. Kuş gribindeki hızlı salgın daha ziyade göçmen kuşlara da bulaşarak yayıldığından şüphelenilen açık ve küçük ölçekli çiftliklerde görülmüştür.

Günümüze kadar Tayland’dan kümes hayvanı ithalatı birçok ülkede neredeyse yasaklanmıştır. Fakat aşıya müsaade edebilecek ülkeler de bulunduğundan, yönetim kümes hayvancılığını kuş gribinden korumak amacıyla aşı zorunluluğu getirmiştir.

Balıkçılık ise Tayland’ın önemli gelir kaynaklarından biridir.  Taylandlı 150,000 balıkçıya ait toplam 50,000 tekne bulunmakta olup 17,000 adet derin deniz tarak ağlı balıkçı gemisi bu sayıya dahildir. Günümüzde çoğu büyük ticari operasyonlar olup karides, ıstakoz, kalamar, supya ve tuna balığı gibi ürünler için soğutma ve konserveleme imkanlarına sahiptir. 1999 yılından itibaren AB ve ABD tarafından uygulanan aleyhte tarife değişiklikleri ihracatta yetersiz bir büyümeye neden olmuştur. Sektör, girdi maliyetlerinde önemli yeri olan yakıtın petrol fiyatlarındaki artışla yükselmesi ve Çin, Vietnam, Endonezya ve yeni liberalleşen Hindistan ile artan rekabetten de olumsuz etkilenmiştir. Stoklardaki azalma ve yatırım seviyesindeki düşüşe bağlı olarak Tayland balıkçılık sektörünün uzun vadede ne olacağı belirsizlik taşımaktadır. Özellikle Tayland Gulf’inde deniz ürünü kaynaklarının azalması ve Brunei sularının Tayland’lı balıkçılara kapatılması da balıkçıları yeni yerler aramak zorunda bırakmış olup, bu nedenle gidilen Endonezya sularındaki avlanmalar iki ülke arasında sürtüşmelere neden olmaktadır.

Tsunami felaketi balıkçılık endüstrisini ciddi şekilde vurmuştur. Balıkçılık dairesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre 1,127 büyük tekne olmak üzere toplam 4,529 balıkçılık teknesi yok olmuştur. Karides balıkçıları da ciddi şekilde vurulmuştur. Thai Karides Derneğine göre tsunami 1 milyar baht’tan fazla mali zarara yol açarak balık çiftlikleri ve imkanların yok olmasına yol açmış ve yine 1 milyar baht’tan fazla değerde larva sonrası karides üretimi hasarına neden olmuştur. Tayland dünyanın en büyük dondurulmuş karides ihracatçısı olup ülkenin en büyük pazarı toplam ihracatın yaklaşık %50’sinin gerçekleştirildiği ABD’dir. Fakat, 2000 yılında 1.5 milyar ABD$ ve 2001 yılında 1.2 milyar ABD$ tutarındaki dondurulmuş karides ihracatı 2002 yılında %30 oranında ve ihracat değeri de 800 milyon ABD$’a düşmesi şeklinde azalmıştır. Daralma; Şubat 2002’de AB’ne gönderilen sevkıyatta rastlanan bir antibiyotiğin görülmesi üzerine Tayland’dan ithalata getirilen sınırlamalar neticesinde ortaya çıkmıştır. AB daha önceden gelişigüzel sevkıyat seçimi yaparak gerçekleştirdiği ithalat kontrollerini tüm sevkıyatlarda uygulamaya başlamıştır. AB 2003 yılı Şubat ayında Tayland yetkililerinin standartları yükseltme önlemlerini yeterli görerek yeniden gelişigüzel seçim metoduna dönmüş ve 2003’te %20 ihracat artışı olmuş, bu ulaşılan seviye de 2004’te kararlı hale gelmiştir.

Tayland’ın ABD’ye karides ihracatı yeni bir güçlükle karşı karşıya kalmış ve antidamping vergisi uygulanmaya başlamıştır. ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu (ITC) Şubat 2004’te Tayland ile diğer beş ülkeye (Brezilya, Çin, Ekvador, Hindistan ve Vietnam) karşı aldığı ithalatta gümrük vergisi uygulanması ön kararını Ocak 2005’te de sürdürmeye devam etme kararını almıştır. ITC’nin Tayland’a uygulamakta olduğu %6.03 oranındaki vergi oranı (daha önceki %6.9 oranının altında olarak) en düşük vergi oranı durumundadır. Bu oran Çin için %112, Vietnam için %25.8, Brezilya için %10.4 ve Hindistan için de %9.5 şeklindedir. Antidamping uygulaması güneydeki ABD’deki 8 eyalette faaliyette bulunan karides çiftçilerini temsil eden ABD Güney Karides Birliği isimli bir grup tarafından dosya açılması üzerine başlamıştır.

 

 Profesyonel rehberlik ve danışmanlık hizmetleri için lütfen bizimle iletişime geçiniz….

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.